| 21 Ağustos 2008 Perşembe | Anasayfa | Fovorilerime Ekle | Ana Sayfam Yap | Reklam | Künye | İletişim |
![]() |
![]() |
| Anasayfa | Haber | Forum | Blog | Anket | Kent | Rehber | Galeri | Turizm | Tüketici | Seri İlan | Reklam | Ara Bul |
|
![]() 3 07 2008 Kırkpınar ağalığının, dünü ve bugününü araştıran 3 akademisyen, ağalığın geçmişle kıyaslandığında artık şehirli zengin iş adamlarından oluştuğunu tespit etti.Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sibel Kavuncu, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim görevlisi Suat Söylemez ve Emre Aykoç, Uluslararası 2. Tarihi Kırkpınar Sempozyumu’nda sundukları bildirilerinde, Osmanlı Devleti döneminde başlayan bir kurumun popüler kültür karşısındaki gelişimini ve yitirdiği değerleri ortaya koyuyorlar. AA muhabirinin bildiriden derlediği bilgilere göre, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Hıdrellez’den üç gün önce başlardı. Bir kuzunun mezatında en çok parayla kuzuyu satın alanın ağa olarak kabul edildiği Kırkpınar kültüründeki ağanın seçilme süreci tebliğde, şu şekilde anlatılıyor: “Gelenekler çerçevesinde Hıdrellez’den üç gün önce başlayan Kırkpınar Güreşleri’nde Kırkpınar Ağası, Hıdrellez’den bir hafta önce ağa çadırını, pehlivan ve misafir çadırlarını kurdurmaya başlardı. Güreşlerin üçüncü günü ise Kırkpınar ağası tellala bir kuzu verir, mezat başlardı. Gelecek sene kim ağa olmak istiyorsa onlar müzayedeye katılırdı. Şimdiki gibi para verilmezdi, esas olarak kimin ağa olacağı önceden kararlaştırılmış olurdu. Gerçekleştirilen mezat sonunda kuzu hangi ağanın önüne konursa, bir sene sonra ağa o olurdu.” KRİZ AĞALIĞI DA VURDU 1928 yılında Türkiye’de meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle ağalığa talip çıkmaması üzerine organizeyi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun üstlendiğinin belirtildiği bildiride, ağalık tespitinde Edirne Belediyesi’nin rolüne geçiş şu şekilde özetleniyor: “1946 yılından sonra Kırkpınar Güreşleri’nin organizasyonu Edirne Belediyesi tarafından üstlenilmiştir. Bu yıldan sonra kuzu her yıl çıkarılan açık artırmaya çıkarılmış ve en yüksek fiyatı veren ağa ilan edilmiştir. Ağaların bu dönem içindeki yetki ve sorumluluğu açık artırmadaki kuzunun parasını vermek, Kurtuluş Bayramı’na iştirak etmek, güreşçileri son iki günü Ağa çadırında misafir etmek, protokol ve pehlivanlara yemek vermek, güreşçilerin hakkını gözetmek olarak sıralanabilir.” DEĞERLER BİR BİR UNUTULUYOR Kırkpınar’da değerlerin bir bir unutulmaya başlandığının tespiti yapılırken, bu değerlerden birisinin de ağaya getirilen değerli hediyelerin artık unutulduğuna dair tespit oluyor. Bildiride, bir nevi “imece” usulüyle “ağanın yükünü hafifletmek” üzere getirilen hediye geleneğinin son yıllarda unutulduğu anlatılırken, bildiride bu olay şu şekilde anlatılıyor: “Geçmiş yıllarda ağa davetlileri yanlarına değerli hediyeler alarak gelirlerdi. Bu hediyeler canlı ise, ağa çadırının girişine bağlanırdı. Canlı hayvan getirmeyenler, ağanın üstünde oturduğu kuzu postunu kaldırarak oraya para bırakırlardı. Böylece konuklar ağaya yük olmamış, destek çıkmış sayılırlardı. Ağada bu gelen hediyelerin bir kısmını derece alan pehlivanlara dağıtırdı. Bu uygulama sayesinde ekonomik faktörler sebebiyle ağalığa olan ilginin azalmasının önüne geçilebilirdi.” Kırkpınar’ın bir diğer simgesel değeri de kırmızı dipli mum. Kırkpınar’da mum, davetiye yerine geçen simgesel bir araç sayılırken teknolojiye yenilen bir çok değer gibi o da artık kayboluyor. Bildiride, 2006 yılında Kırkpınar ağasının güreşlere katılmak için 50 bin kişiyi elektronik postayla davet etmesi örnek gösterilirken, Kırkpınar’ın da popüler kültür karşısında düştüğü çaresizliğe atıfta bulunuluyor. Kırkpınar’ın en önemli unsurlarından ağalık kurumunun seçiminden, görev ve sorumluluklarına kadar pek çok unsurunun değişiminin tespit edildiği bildiride, değişim şu şekilde özetleniyor: “Kırkpınar’da artık ekonomik güç söz konusudur. Ortaya konan koça, açık artırmada en fazla parayı veren kişi yağlı güreşle ve Kırkpınar geleneğiyle alakası olsun olmasın Kırkpınar ağası olabilmektedir. Ayrıca son yıllardaki ağalık profilleri değerlendirildiğinde Kırkpınar ağalarının çok net bir şekilde şehirli işadamlarından oluştuğu görülmektedir. Buradan yola çıkılarak, ağalık seçiminde geleneksel kuralların işlerliğini yitirdiğini söyleyebiliriz.”
|
|
|
2003 - 2008 © Edirne Basın Yayın İnternet Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Tel:0.284.214 60 04 | Fax:0.284.214 06 60 | e-mail: editor@edirneninsesi.com |