21 Ağustos 2008 Perşembe Anasayfa | Fovorilerime Ekle | Ana Sayfam Yap | Reklam | Künye | İletişim
Anasayfa
Edirne
Kırklareli
Tekirdağ
Genel
Sağlık
Teknoloji
Magazin
Haber Ekle
E-Bülten
RSS Servisi
Haber Arşiv
Künye
Reklam
İletişim
“Değer verilirse eser bırakırız”
647. Kırkpınar Ağası Mehmet Cadıl, “Bize değer verilirse, biz de değerli işler yaparız.” dedi.
3 07 2008
Miray ÇOKKAN

647. Kırkpınar Ağası Mehmet Cadıl, “Bize değer verilirse, biz de değerli işler yaparız.” dedi.

3 yıl Kırkpınar Ağası olmak istediğini açıklayan 647. Kırkpınar Ağası Mehmet Cadıl, “Bize değer verilen yere biz de değerli işler yaparız. Eğer o günkü şartlar altında Edirne’nin belediyesi, valisi bize değer verirse, biz de Edirne’ye kalıcı eserler yaparız.” dedi.

Miray Çokkan’ın Kırkpınar Ağası Mehmet Cadıl ile yaptığı röportaj...

Kırkpınar’a ilk ne zaman geldiniz?

Kırkpınar’a ilk defa 1983-1985 yılları arasında geldim. 1983 yılında Bucak’ta ilk defa güreş yapılmıştı. Tabi güreş dediğimiz zaman akla Kırkpınar geliyor, o vesile ile Kırkpınar’a geldik. O zamandan itibaren Kırkpınar daima gelenlerdenim.

O zamanlar fabrikamızda çalışan İrfan bey güreşlere katılıyordu. Güreşler o zaman başladı. Tabi ben aynı zamanda Antalya Korkuteli doğumluyum, Antalya’nın pehlivanları en çok Korkuteli’nden çıkar.

1985 yıllarında güreşlere geldiğimizde babamla çayırlarda yatmıştık. Çayırda yattık, tasarruf yaptık çalıştık. O zamanlardan beri Kırpınar Ağalığı bir hedefim olmuştur.

1960-1963 yılları arası çıraklık yaptım. 1963’te Bucak’a işyerini açtığımızda ilk hedefim bir bisiklet almaktı. İşte Kırkpınar’da bu şekilde bir hedefti...

Hedeflerim sürekli böyle devam etti. O günlerde babamla da konuşmuştum Kırkpınar Ağalığını... İşte bugün Kırkpınar Ağası’yım. Sabreden derviş muradına ermiş.

Her hedefi uzun zamana yaymalıyız... Yazdığın yolda, yürüdüğün zaman her şey hedefe ulaşır.

Kırkpınar’da yapmayı düşündüğünüz yenilikler ve tanıtıcı faaliyetler var mı?

Kırkpınar’da efsanevi ağalık yapmak istiyorum.

Ben 9 yıldır Yörük Beyliği’ni de yapmaktayım. Bu tür ağalık hizmetlere yatkınız. Bu işleri birine soracak durumda değiliz. 9 yıldır zaten bu işlerin içindeyiz, profesyonelliğe yakınız.

3 yıl ağa olmayı düşünüyor musunuz?

Aksi bir şart olmazsa 3 yıl Kırkpınar Ağası olmayı düşünüyorum.

Sizin çok yardım sever birisi olduğunuzu, Bucak’a yaptırdığınız okulları, hastaneyi ve bunun gibi birçok hayır kuruluşlarını görüyoruz. Eğer 3 yıl ağa olursanız Edirne’ye ne gibi kalıcı bir eserler bırakmak istiyorsunuz?

Bize değer verilen yere biz de değerli işler yaparız. Eğer o günkü şartlar altında Edirne’nin belediyesi, valisi bize değer verirse, biz de Edirne’ye kalıcı eserler yaparız.

Yaparsın, karşına belediyenin paravan bir ağalığı çıkar, buna hakikaten insan kırılır. Çünkü bu kişi gerçek ağa değildir. Bunu kırılırsınız ve karşılık olarak hiçbir şey kalıcı eser bırakmazsınız.

Ağa gibi ağa, işi seven biri olması lazım. Bizden önce ağalık yapan arkadaşlarımız var, biz de onların yaptığından geri kalmayız.

Başarılı İşadamı olmayı neye borçlusunuz

1983 yılında Kırkpınar’a ilk geldiğimizde Kırkpınar Ağalığını alacağımızı hedefe koymuştuk. O gün bunu hesap etmeseydik, programa almasaydık bugün ağa olamazdık.

Başarılı bir işadamı kararlı verimli istikrarlı çalışkan ve tutumlu olmalıdır. Eğer tutumlu olmazsanız ne kadar çalışkan olsanız da çalıştığınızı tutamazsanız.

Her ne yapılırsa yapılsa sistemine göre çalışılmalıdır. Eğer ben ağa olacaksam, çalışmalı, planını, programını ve bütçesini ona ayarlamalıyım. Çünkü ağalık belirli imkanlar dahilinde olan bir iştir. Eğer onu yaratmamışsanız ağalığı yapamazsınız ve yarım ağalık yaparsınız. Bunu belirlediğimiz için başarılıyız.

Mesela, Sayın Dr. M. Tuncay Epçeliden Bucak’a yıllar önce geldiğinde, doktorum riskiniz varsa o kadar başarınız vardır. Bir gün gelecek ki, sen iyi çalıştıktan sonra seni Bucak’ta başhekim yaparım demiştim. Belki inanamamıştı ama yıllar sonra Bucak’ta başhekim oldu.

Eğer çalışmasaydı, fakiri fukarayı kollamasaydı her şeyi paranın üzerine dökseydi başhekim olamazdı. Çünkü insan sosyal yönüyle de yetenekli olacak. Her şey para değildir. Yere geldiği zaman ekmesini, yeri geldiğini zaman çiftçinin güzü ekmesini bilmesi lazım.

Gençlere neler önerirsiniz?

Bir genç, çok çalışkan ve herşeye fırsat doğar ve fırsatları güzel değerlendirmelidir. Bu nasıl mı olur? Mütevazi, olgun, işine bağlılıkla olur.

Çok canım bugün geç gideyim yok... İşyerine geç gitmeyi değil erken gitmeyi prensip edineceksiniz. Bu benim vazifem demeyeceksiniz. Mütevazi şekilde her zaman çalışacaksınız, tasarruflu olacaksınız, oranın temizliğini, düzenini her şeyini yapacaksınız bana ne demeyeceksiniz.

Bugünkü gençler iyi marka, iyi giyinmek, çalışmamak ve bol para harcamak istiyor. Meğerse hayat çok çalışmak ve tutumlu olmakla başlıyor.

  Bu habere 0 adet yorum yazılmıştır. GERİ DÖN | YUKARI ÇIK  






Diğer Edirne Haberleri »






2003 - 2008 © Edirne Basın Yayın İnternet Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
Tel:0.284.214 60 04 | Fax:0.284.214 06 60 | e-mail: editor@edirneninsesi.com